Son yıllarda aileler, çocuklarının dünyayı kurtaracağı ve çok özel olduklarını zannediyor. Evet her çocuk özeldir, fakat en özel değildir.
Tıp, hukuk, öğretmenlik, mühendislik, psikoloji, diş hekimliği gibi bölümler her çocuğun istediği bölümler çünkü aileleri çocuklarının bu bölümlere gitmesini istiyor ve çocuklar kendilerini bildi bileli onlara bu isteklerini doğrudan veya dolaylı olarak her fırsatta dayatıyorlar.
Meslek liselerinin kalitesi ve itibarı düştükçe 'bu çocuk okumaz' diye nitelendirilen, ailelerin üstüne pek düşmediği veya kendisi dersleri sevmeyen öğrencilerin ilk tercihi meslek liseleri oluyor. Öğrencilerin askerlikteki gibi bedelli imkanları olmadığı için öğrenciler mecburen uzun dönem eğitim alıyor ve 12 yılını okul sıralarında bu işkencenin bitmesi için şafak sayarak dolduruyor.
Anadolu, Fen ve düz liselerden mezun olan öğrencilerin belki de %99'u üniversite eğitimi alıyor. Belli periyotlarla karşımıza çıkan atama bekleyen bölümler, yüksek tahsilli kasiyerler vb. haberler bize gösteriyor ki her yıl, birçok bölümde bu ülkenin ihtiyacından çok daha fazla mezun veriliyor. Bu nedenle de öğrenciler ya atama peşinde ya da tahsili ile alakası olmayan sektörlerde yıllarını geçiriyor dolayısıyla da üniversite okurken yıllarını ve paralarını heba ettikleri anlamı çıkıyor.
Türkiye'de artık ustalık ve zanaat gerektiren alanlarda gençler istihdam olmuyor. Ustaların sayıca azalması neticesinde ustaların değeri artarken kazandıkları parayı da aynı oranda arttırıyor. Sanayiye arabanın en ufak sorunu için gidenler bile bir dünya para veriyor, belki günlerce bekliyor. İnsanlar da buna mecbur olduğu için sesini çıkaramıyor. Eskinin beğenilmeyip burun kıvırılan ve ailelerin çocuklarını ustaların yanına vermekle korkuttuğu meslek dalları bugün beyaz yakalılardan misli misli fazla kazanıyor, artık ustalar beyaz yakalıların kibrinden doğan küstah şımarıklıklarını çekmiyor ,beyaz yakalılar ustaların nazını çekiyor. Zaten kendileri gibi ustaların az olduğunu bilen ustalar artık işleri parasına göre seçip ufak çaplı işleri bekletiyor, müşterilerin kendilerine mecbur olduklarını bildiklerinden olması gerekenden çok fazla paralar karşılığında işlerini yapıyorlar.
Halbuki meslek liseleri öğretim açısından nitelik ve kalite; algısal açıdan itibar kazansa meslek liselerine daha fazla öğrenci gidecek. Şehrindeki kalburüstü Anadolu liselerine denk puanı olan meslek liseleri mühendisleri çekirdekten yetiştirse alanına yabancı olmayan mühendisler ile Türkiye birçok anlamda başka seviyelere ulaşabilecek. Ortalama seviyedeki meslek liselerine gidecekler ise meslek liselerinin itibarının ve niteliğinin arttığının bilincinde olarak dört senelik lise dönemlerinin goygoyla geçirmek yerine meslek eğitimlerinin üstüne eğilip direkt istihdam olacaklarının farkındalığıyla meslek eğitimini ciddiye alacaklar, üniversite eğitimi talep etmeyecekler. Bu da ülke ekonomisine eğitimli ara elemanlar kazandırırken öğrenciler açısından ise üniversite eğitimi almayıp dört senelerini ve paralarını israf etmemek gibi önemli bir tasarrufu sunmuş olacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder